İçeriğe geç

Basmati pirinç Türkiye’nin menşei midir ?

Basmati Pirinç Türkiye’nin Menşei midir? Mahallede Yanlış Anlaşılan Pirinç Olayı

Geçen gün İzmir’de arkadaşlarla sahilde oturuyoruz. Hava klasik İzmir havası; bir tarafta güneş insanı romantik yapıyor, diğer tarafta simit 40 lira olmuş, insan ister istemez ekonomik analiz uzmanına dönüşüyor. Tam o sırada bizim Taylan elinde tavuklu pilavla geldi. Ama öyle sıradan pilav değil. Uzaktan bile “Ben normal pirinç değilim kardeşim” diye bağırıyor.

“Bu ne oğlum?” dedim.

“Basmati.”

Bunu söylerken sanki Dubai’den arsa almış gibi bir özgüven geldi çocuğa.

Sonra masadaki herkes bir anda gastronomi profesörüne dönüştü. Biri “Ben sadece yasmin pirinci tüketiyorum” dedi. Diğeri “Basmati pirinç Türkiye’nin menşei midir?” diye ortaya soru bıraktı. İşte bütün gece oradan koptu.

Çünkü bizim toplumda biri herhangi bir ürünü biraz havalı paketle satınca hemen “Acaba bizim mi?” tartışması başlıyor. Kahve desen öyle. Avokado desen öyle. Matcha çayı desen zaten mahallede dayak yeme riski var.

Ama konu basmati olunca olay daha da büyüyor.

Basmati Pirinç Türkiye’nin Menşei midir? Kısa Cevap: Hayır Ama Olay Derin

Sevgili Naturespride ziyaretçileri, bugün “Basmati pirinç Türkiye’nin menşei midir” konusunda bilinmesi gerekenleri ele alıyoruz.

Önce net konuşalım. Basmati pirinç Türkiye’nin menşei değildir. Basmati pirinci esas olarak Hindistan ve Pakistan kökenli uzun taneli, aromatik bir pirinç türüdür. Yani çocukluğunu Ege’de zeytin toplayarak geçirmemiş. Bu arkadaş direkt Güney Asya çıkışlı.

Ama mesele burada bitmiyor.

Çünkü Türkiye’de bir şeyi çok seviyorsak otomatik olarak sahipleniyoruz. Mantı gibi düşün. Dünyanın farklı yerlerinde benzer yemekler var ama biz “O bizim” diye sahip çıkıyoruz. Basmati için de bazı insanlar aynı refleksi gösteriyor.

Bir de isim havalı tabii.

“Basmati.”

Bakınca insanın aklına pirinçten çok lüks rezidans geliyor.

“Basmati Evleri’nde son üç daire!”

Bir yandan da itiraf edeyim, ben ilk kez duyduğumda yoga hocası sanmıştım.

“Arkadaşlar bugün Basmati Hanım’dan nefes terapisi alacağız.”

İzmirli Anne ile Basmati Pirinç Sınavı

Annem geçenlerde markette basmati pirinci görünce paketi eline aldı. Arkasını çevirdi. İçindekileri okudu. Sonra bana döndü:

“Bu neden bu kadar uzun?”

Annecim pirinç işte.

“Normal pirinç kısa kısa. Bu makarna gibi olmuş.”

Gerçekten bizim evde basmati pirinci ilk başta aileye damat olarak tanıttık desek yeridir. Herkes temkinli yaklaştı.

Bir noktada annem şunu dedi:

“Pilav pilavdır. Bunun artistliği ne?”

Şimdi burada annemi suçlayamam çünkü Türk mutfağı pilav konusunda zaten kendine fazla güveniyor. Şehriyeli pilavla büyümüş bir nesle basmatiyi anlatmak kolay değil.

Adam hayatı boyunca tane tane pilav için mücadele etmiş. Sen karşısına aromatik uzun taneli pirinç çıkarıyorsun.

Bir noktada gurur meselesine dönüşüyor.

Türk İnsanı ve “Yabancı Ama Bizim Gibi” Ürünler

Bence basmati pirincin Türkiye’de bu kadar tutulmasının sebebi biraz şu:

Türk insanı hem geleneksel hem modern olmak istiyor.

Bir yandan evde kuru fasulye yiyeceğiz.

Diğer yandan “Thai usulü körili tavuk yatağında basmati pilavı” diye sipariş vereceğiz.

Biz tam olarak gastronomik kimlik bunalımı yaşayan bir milletiz.

Geçen arkadaş ortamında biri şöyle dedi:

“Ben artık normal pirinç yemiyorum.”

Bunu söylerken sanki kişisel gelişim yolculuğunu tamamlamış gibiydi.

Neden?

Çünkü spor salonuna başlamış.

Protein tozu içen herkesin hayatında bir noktada basmati pirinci oluyor. Bu evrensel bir gerçek. Tavuk göğsüyle birlikte paket halinde geliyor sanki.

Sporcu Menüsü Travması

25 yaşına gelince insan ikiye ayrılıyor:

  • “Hayat kısa” deyip gece 2’de kokoreç yiyenler
  • Makro hesabı yapanlar

Ben iki grup arasında mekik dokuyorum.

Sabah:

“Artık temiz besleneceğim.”

Akşam:

“Abi bir buçuk ekmek arası tantuni yap.”

İşte tam bu süreçte basmati pirinci sürekli karşıma çıkıyor. Fitness videolarında. Diyet listelerinde. Sporcu influencerlarında.

Bir noktada insan düşünüyor:

“Basmati pirinç Türkiye’nin menşei midir yoksa spor salonlarının resmi karbonhidrat sponsoru mu?”

Basmati Pirincin Havalı Arkadaş Enerjisi

Şimdi dürüst olalım.

Basmati pirinci biraz cool davranıyor.

Normal pirinç gibi birbirine yapışmıyor. Her tanesi bağımsızlığını ilan etmiş gibi.

Tabakta duruşu bile özgüvenli.

Bizim baldo pirinç daha mahalle çocuğu gibi. Samimi. İçten. Düğünde de var, cenazede de var. Her ortama uyuyor.

Basmati ise yurtdışında yüksek lisans yapıp geri dönmüş insan enerjisi taşıyor.

Bir tabağa koyuyorsun:

“Ben farklı kültürler gördüm.”

Kafedeki Diyalog

Geçen Alsancak’ta bir kafede menüye baktım.

“Teriyaki soslu tavuk ve basmati pilavı.”

Yan masadaki adam garsona dedi ki:

“Pirinç yerli mi?”

Garson kısa bir sessizlik yaşadı. O an çocuk hayatı sorguladı resmen.

Ben olsam direkt işi bırakırdım.

Çünkü bazı sorular gerçekten çok hazırlıksız yakalıyor insanı.

Mesela:

  • “Mutlu musun?”
  • “Hayatta ne yapmak istiyorsun?”
  • “Basmati pirinç Türkiye’nin menşei midir?”

Üçü de insanı duvara yaslıyor.

Asıl Olay: Bizim Her Şeyi Kendimize Benzetmemiz

Bence mesele pirinç değil zaten.

Biz bir şeyi sevince ona karakter yüklüyoruz.

Mesela Türk kahvesi içince kendimizi otomatik olarak bilge hissediyoruz.

Filtre kahve içince freelance çalışan grafik tasarımcı enerjisi geliyor.

Basmati pirinci yiyince de insan kendini sağlıklı ve disiplinli sanıyor.

Halbuki gece eve gidip paketli çikolata gömüyor.

Ben dahil.

Bir ara gerçekten “yeni hayat” motivasyonuyla eve basmati aldım. Cam kavanoza koydum. Mutfakta estetik dursun diye.

Üç gün sonra yanında cips paketi vardı.

Hayat benim vizyonumu yine sabote etti.

İç Ses Krizi

Bazen markette ürünlere bakarken kendi kendime düşünüyorum:

“Acaba gerçekten sağlıklı yaşam mı istiyorum yoksa sadece estetik mutfak kavanozu mu?”

İç ses:

“Dürüst ol. Pinterest hayatı istiyorsun.”

Haklı olabilir.

Çünkü bizim nesilde olay biraz görüntüye döndü.

Adam pilav yemiyor artık; “meal prep” yapıyor.

Yoğurt yemiyor; “protein bazlı fermente ürün tüketiyor.”

Ben hâlâ akşam annemin yaptığı pilavı kaşıklarken yakalanıyorum.

Basmati Pirinç Türkiye’nin Menşei midir? Google’dan Çok Teyzeler Araştırıyor

Bir de bu konu internette inanılmaz aranıyor.

İnsanlar ciddi ciddi “Basmati pirinç Türkiye’nin menşei midir?” diye araştırıyor.

Ama bence bu soruyu Google’dan önce mahalle teyzeleri çözmeye çalıştı.

Çünkü yeni çıkan her ürüne önce onlar şüpheyle yaklaşıyor.

“Kinoa çıktı başımıza.”

“Avokadoyu ezip niye yiyorsunuz?”

“Bu pirinç neden ince?”

Türk teyzeleri aslında gastronomi muhafızları.

Bir şeyi onayladılarsa toplum kabul ediyor.

Basmati henüz tam onay almadı bence. Hâlâ deneme sürecinde.

Babamın Basmati Yorumu

Babam basmatiyi ilk gördüğünde şöyle dedi:

“Bu pirinç pişene kadar erişte olur.”

Adam tamamen görsel üzerinden yorum yaptı.

Sonra yedi.

Beğendi mi?

Sessiz kaldı.

Türk babalarının sessizliği Michelin yıldızı gibidir. Eğer kötü olsa zaten 40 dakika konuşurdu.

Pirinç Üzerinden Hayatı Fazla Düşünmek

Benim kötü bir huyum var.

Her şeyi fazla düşünüyorum.

Gerçekten fazla.

Bir arkadaş “Akşam ne yiyelim?” diyor, ben hayat amacı sorgulamaya başlıyorum.

Basmati konusunda da aynı şey oldu.

Düşünsene… Bir pirinç Hindistan’dan çıkıyor, Türkiye’de sporcu öğününe dönüşüyor, sonra İzmir’de sahilde biri bunu çatalla yerken havalı hissediyor.

Dünya gerçekten garip bir yer.

Ama güzel de.

Çünkü kültür dediğin şey biraz böyle yayılıyor zaten. Yemekler dolaşıyor. İnsanlar alışıyor. Sonra bir bakmışsın evde annen:

“Bir dahakine o uzun pirinçten de al.”

İşte o an entegrasyon tamamlanıyor.

Sonuç Olarak

Basmati pirinç Türkiye’nin menşei değildir. Kökeni Hindistan ve Pakistan tarafıdır. Ama Türkiye’de özellikle son yıllarda ciddi şekilde popülerleştiği kesin.

Bir yandan sağlıklı yaşam trendleri, diğer yandan dünya mutfaklarına ilginin artması derken basmati artık market raflarının tanıdık yüzlerinden biri oldu.

Ama ne olursa olsun bizim evde pilavın kralı hâlâ tereyağlı şehriyeli pilavdır.

Çünkü bazı şeyler değişmiyor.

İnsan ne kadar globalleşirse globalleşsin, gece 11’de dolaptan yoğurt çıkarıp pilav üstüne koyma alışkanlığı baki kalıyor.

Ve galiba bu güzel bir şey.

Bu yazımızın sonunda sizi yalnız bırakmıyoruz; “Basmati pirinç Türkiye’nin menşei midir” hakkında aklınıza takılan her şeyi Naturespride üzerinden sorabilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort bonus veren siteler
Sitemap
403 Forbidden

403

Forbidden

Access to this resource on the server is denied!